BALLIKAYA KÖYÜNÜN TARİHÇESİ

Ballıkaya Köyünün Tarihçesi

İsmail YILDIRIM


Köyde çalıştığım yıllarda köyümüzün geçmişi ile ilgili bilgiler edinmek üzere Köpük Ana (Yusuf Ağanın eşi), Mustafa Kocaman (Kör Mustafa), Ali Yıldırım (Babam), Eyüp Kutlu, Ali Çelik (Alöğ Dede) gibi kişilerden bilgiler toplayıp kaydettim. Bu bilgiler yazılı bir kaynağa dayanmıyor. Kulaktan kulağa söylenen ve anlatılanlarla yetiniyoruz. Köyün büyüklerinden her kiminle bu hususta konuşsam aşağı yukarı aynı beyan ve anlatımları alıyordum. Bu husustaki yardımlarından dolayı hepsine şükranlarımı sunup kendilerine Allah’tan rahmet diliyorum.

Köpük Ananın Anlatımına Göre


Köyün asıl adı Mezra’dır. Daha sonra Mezdirme olarak isim değişikliğine uğramıştır. Köyün asıl yerlileri Türkler imiş. Bugünkü Nefes Erhan, Yusuf Erhan, Cuma Fırat (Cümük), Mustafa Fırat (Küllöğ)’ların dedeleri imiş. Bunlarla beraber yaşayan ve Türkler obasının tarikat dedeleri olan Cura Alilermiş. 
Küpük Ana kendilerinin soylarını ise şöyle anlatırdı.
İran’ın Horasan beldesinden göçerek Erzincan’ın Çayırlı’ya, oradan göç ederek Ankara’nın Keskin beldesine yerleşmişler. Belli bir süre geçtikten sonra bir kan davası yüzünden Keskin’den ayrılarak Çorum’a, sonra Sivas’a gelip Çetinkaya yöresinde Şahna Han’a yerleşmişler. Orada da belli bir süre kalmışlar ve göç ederek Mezirme’ye, oradan Arguvan’ın Urunun Düz denilen yere yerleşmişler. Burada yoksul düşmüşler, bütün hayvanları telef olmuş. “Keven biten keklik öten yerde kalınmaz” diyerek tekrar Mezirme’ye dönmüşler. Oranın eski yerlileri yeni gelenlere arazi vermişler, kız alıp vermeler olmuş, akraba olmuşlar, bir daha da köyü terk etmemişler. Keskin’den iki kardeş olan Büyük Başağa ve Büyük Murtaza Ağa gelmişler. Belli bir süre sonunda Murtaza Ağanın büyük oğlu Abidin Ağa köyde kalmış, Murtaza ağa tekrar Çorum’a göç etmiş. Köyde kalan Büyük Başağa -Abidin Ağa bunlardan tekrar Küçük Başağa-Murtaza Ağa, Abidin Ağa-İpşir Ağa olarak bugünkü şecereyi oluşturmuşlar.
Bu arada Şah İbrahim Veli Horasan’dan Anadolu’ya, oradan bizim köye gelip Cura Alilere misafir olmuş. Belli bir süre sonra işi ve görevi gereği köyden ayrılmak istemiş. Fakat köylüler buna mani olmak istemişler. Sonuçta Şah İbrahim Veli kesin olarak ayrılacağını, beni anmak ve saymak istiyorsanız, asamla pabucumu bırakıyorum diyerek köyden ayrılmış.
Zaman içinde Cura Aliler arasında ayrılmalar olmuş, kardeşlerden biri asayı (Karadirek), diğeri de Pabucu yanlarına almışlar. Pabucu alanlar a kendi aralarında ayrılmalar olunca bir kısmı pabucun tekini de alarak Kangal’ın Mamaş köyüne yerleşmişler. Şimdi pabucun teki Mamaş’ta Kurt Veliler’de bulunmaktadır. Ayrıca hangi koldan geldiklerini bilmediğimiz yani Keskin’den göç edenlerden oldukları ifade edilen Kamberağalar, Kocamanlar ve Vayloğ Dedelerin sülaleleri bulunmaktadır. Bu ailelerde de bölünmeler olmuştur. Mesela, Kamberağaların bir kısmı Sivas’ın Kangal ve Divriği ilçelerinin köylerine, kocamanların bir kısmı Hasançelebi nahiyesine ve Mirolar’a; Vayloğ Dedelerin bazıları da Çorum iline göç etmişlerdir.
1963 yılında köyümüzle ilgili bilgileri Küpük anadan dinlemiş ve notlar almıştım. Görev sürem içinde bazı soruşturma aratmalara maruz kaldığım ve sık sık tedirgin edildiğim için kitaplığımdaki kitapların büyük bir bölümünü yakarak imha ettim. Bu nedenle rahmetle andığım Köpük anadan almış olduğum notları da yaktığımı zannediyorum. Çünkü bütün aramalarıma rağmen bu notları bulamadım. Şimdi sadece anlatılanlardan bende kalan bilgi ve izlenimleri arz ediyorum. İsim ve şecerede hatalar ve atlamalar olabilir. O nedenle adları geçen saygıdeğer insanlardan özür dileyerek notlarıma son veriyorum.

NOT: İsmail Yıldırım'ın 2017-2018 yıllarında gönderdiği yazılardan biridir. Kendisi ile ilgili hazırladığım kitapta yer verdim.

Yorumlar

Popüler Yayınlar