Merhaba Sevgili Babacığım

Merhaba Sevgili Babacığım

Hüseyin YILMAZ 

Seni toprağın koynuna verdikten yaklaşık bir sene sonra vasiyetini yerine getirebildik. Daha önce sözlü olarak da vasiyet ettiğin gibi mezarın en çok sevdiğin arkadaşın öğretmen olan Mehmet Öztürk ve Haydar Öztürk amcalarla yan yana.
Öncelikle bize kattığın değerler için çok mutluyuz ve sana borçluyuz. Bu dünyada başkalarına zarar vermemeyi, dürüst yaşamayı, sadeliği, vicdanlı olmayı, doğayı sevmeyi senden öğrendik. Hatırlarsan kısmi felç ve kalp krizi geçirdikten sonra oğlum beni ağaçlarımın yanına götür onlarla vedalaşmak istiyorum demiştin. Ağaçlara tutunmuş, dallarını yapraklarını okşamış onlara türküler söylemiş şiirler okumuştun...
Akçadağ Köy Enstitüsünden mezun olduktan sonra 20 yaşında ilk görev yerin Çorum'un İskilip kazası Çatkara köyünde yaşadığın ilk öğretmenlik deneyinde yaşadıkların bütün öğretmenlik yaşamına damga vurmuştu. Muhtarın sana gösterdiği iki odalı derme çatma bir yerde odanın birini beş sınıfı birden okuttuğun bir okula dönüştürmen ve bir odayı da kendi yaşam mekânına dönüştürmen ve oradaki idealizmini ve enerjini anlatışın bizi hep derinden etkiledi. Yine öğrencilerin annelerine gönderdiğin unlarla sırayla sana ekmek yapmaları…
Bizlere her anlatışında gözyaşlarına boğulduğun travmatik hatıran…
Ve günlerden birinde Hasan adlı öğrencinin okula gelmediğini fark etmen ve sonrası...
Bir gece yarısı Hasan'ın babasının utana sıkıla evine gelmesi 'Hocam muhtar gönderdi sende şeker varmış çocuk hasta şeker iyi geliyormuş' demesi ve senin evdeki şekerin yarısını vermen ve ertesi sabah Hasanın vefatı…
Ve mezarlıkta Hasan'nın annesinin boynuna sarılarak hocam Hasan anne bundan sonra sen de öğretmenime ekmek yap dedi' demesi…
'Oğlum bu olaydan sonra dert sahibi oldum ve ardından öğretmenliğin birinci koşulu öğrencini kendi evladından çok sevmektir' demen…
Akçadağ Köy Enstitüsünde hem okuyup hem okulunuzu inşa ettiğiniz dönemde hocalarınızın sabaha kadar üşümeyesiniz diye dolaşıp üstünüzü örttüğünü anlatırdın...
Daha anlatacak çok anı var. Belki zaman zaman buradan dillendiririm.
Bu dünyadan ses etmeden, kimseyi rahatsız etmeden hayatın yükünü başkalarına yıkmadan yapabileceklerini mütevazı şekilde yapmaya çalışarak geçip gittin...
Her şey için sonsuz teşekkürler...
Öğretmenlik hayatının büyük bir kısmını köy öğretmeni olarak geçirdin. Seni çok sevdiğin Ceyhun Atıf Kansu'nun köy öğretmeni Şefik Sınığ'ın son sözleri "Bana çiçek getirin, dünyanın bütün çiçeklerini buraya getirin." üzerine yazdığı şiirle anıyorum.

Dünyanın Bütün Çiçekleri

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
Bütün çiçeklerini getirin buraya,
Öğrencilerimi getirin, getirin buraya,
Kaya diplerinde açmış çiğdemlere benzer
Bütün köy çocuklarını getirin buraya,
Son bir ders vereceğim onlara,
Son şarkımı söyleyeceğim,
Getirin, getirin... ve sonra öleceğim.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
Kir ve dağ çiçeklerini istiyorum,
Kaderleri bana benzeyen,
Yalnızlıkta açarlar, kimse bilmez onları
Geniş ovalarda kaybolur kokuları...
Yurdumun sevgili ve adsız çiçekleri
Hepinizi, hepinizi istiyorum, gelin görün beni,
Toprağı nasıl örterseniz öylece örtün beni.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
Afyon ovasında açan haşhaş çiçeklerini
Bacımın suladığı fesleğenleri,
Koy çiçeklerinin hepsini, hepsini,
Avluların pembe entarili hatmisini,
Çoban yastığını, peygamber çiçeğini de unutmayın,
Aman Isparta güllerini de unutmayın
Hepsini, hepsini bir anda koklamak istiyorum.
Getirin, dünyanın bütün çiçeklerini istiyorum.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
Ben köy öğretmeniyim, bir bahçıvanım,
Ben bir bahçe suluyordum, gönlümden,
Kimse bilmez, kimse anlamaz dilimden,
Ne güller fışkırır çilelerimden,
Kandır, hayattır, emektir benim güllerim,
Korkmadım, korkmuyorum ölümden,
Siz çiçek getirin yalnız, çiçek getirin.


Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
Baharda Polatlı kırlarında açan,
Güz geldi mi Kop dağına göçen,
Yörükler yaylasında Toroslarda eğleşen,
Muş ovasından, Ağrı eteğinden,
Gücenmesin bütün yurt bahçelerinden
Çiçek getirin, çiçek getirin, örtün beni,
Eğin türkülerinin içine gömün beni.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
En güzellerini saymadım çiçeklerin,
Çocukları, öğrencileri istiyorum.
Yalnız ve çileli hayatimin çiçeklerini,
Köy okullarında açan, gizli ve sessiz,
O bakımsız, ama kokusu essiz çiçek.
Kimse bilmeyecek, seni beni kimse bilmeyecek,
Seni beni yalnızlık örtecek, yalnızlık örtecek.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
Ben mezarsız yaşamayı diliyorum,
Ölmemek istiyorum, yasamak istiyorum,
Yetiştirdiğim bahçe yarıda kalmasın,
Tarumar olmasın istiyorum, perişan olmasın,
Beni bilse bilse çiçekler bilir, dostlarım,
Niçin yaşadığımı ben onlara söyledim,
Çiçeklerde açar benim gizli arzularım

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
Okulun duvarı çöktü altında kaldım,
Ama ben dünya üstündeyim, toprakta,
Yaz kış bir şey söyleyen toprakta,
Çile çektim, yalnız kaldım, ama yasadım,
Yurdumun çiçeklenmesi için daima yaşadım,
Bilir bunu bahçeler, kayalar, köyler bilir.
Simdi sustum, örtün beni, yatırın buraya,
Dünyanın bütün çiçeklerini getirin buraya.

(Ceyhun Atuf KANSU)

16 Ağustos 2026
































Yorumlar

Popüler Yayınlar